31 Mayıs 2012 Perşembe

Bazen kalpler salisesine varasıya bir atarmış...

Efendim, doğum günüm münasebetiyle bütün delilere ithafen bir yazı yazmıştım. Aynı gün başka bir kıtada yaşayan çocukluk arkadaşım, hatta hayattaki ilk arkadaşım, kardeşim de benim için şu satırları yazmış. Deli ya o da üstüne alınmış :) Şaka bir yana, kalp kalbe karşı olur da bu kadarına pek rastlanmazmış. Sevgimle canım kardeşim...




Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken, pireler berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, iki tane kara kızçecik varmış...

Bu kızçecikler o kadar tatlı o kadar güzelmişler ki birbirlerini çok severler, çok iyi anlaşırlarmışl. Bazen saç baş kavga ederler lakin beş dakika sonra el ele tutuşup "hadi gel gülüm bakkala gidelim" derlermiş :)

Gel zaman git zaman kızçecikler büyümüş serpilmiş...Birbirlerinin iyi ve kötü tüm anlarında beraber olmaya devam ederlermiş. Zamanla birbirlerinin kıymetini daha iyi anlamışlar fakat
hayat bu ya kızçelerden bir tanesi üniversiteyi kazanıp gitmiş...Araya yollar girmiş, yıllar girmiş ama kızçeler kardeş olduklarını hiç unutmamışlar... Öyle veya böyle sevgilerini hep büyütmüşler.
Kardeş olmanın ne anlam taşıdığını hiç yitirmemişler...

Zamanla kızçelerden biri dünyalar iyisi bi delikanlıya gönlünü kaptırmış :) Onu o kadar çok sevmiş ki onunla hayatını birleştirmeyi, onunla sevinci, üzüntüyü, herşeyi paylaşmayı göze almış...
Başlarda diğer kızçe korkmuş kardeşini kaybetmekten... Garip bi histir ama korkmuş işte... Fakat tanıdıkça bu delikanlıyı tamam demiş; bu genç kardeşimi korur, kollar, sever, hatta gözü gibi bakar...

Ardından bizim diğer kızçenin yüreğine de sevda düşmüş :) O da yüreğine bu sevdayı düşüren delikanlı ile hayatını birleştirmeye karar vermiş...Kızçeleri asıl ayrılık işte bu zaman yakalamış...Kader ortakları aynı yıl dünya evine girmişler :) Eline valizi alan sevgisinin peşinden düşmüş yollara... Ama birbirlerine verilmiş kocaman bi sözleri varmış...Nerde olursa olsunlar birbirlerini hep çok sevecekler, hiç unutmayacaklarmış...

Güzel kardeşim benim... Çocukluğum... Gençliğim... HİÇ OLMAYAN KARDEŞİMSİN SEN BENİM...
Bu kısa masal burda bitti. Biliyosun hayatımızın daha o kadar güzel, o kadar anlamlı yaşanmışlıkları var ki bunları bi kerede ifade etmek mümkün değil...

İki buçuk yaşından beri devam eden ve şuan hayat şartları yüzünden yarım kalan masalımızın bigün kaldığı yerden hiç ayrılmamacasına devam etmesini canı gönülden istiyorum... İleride ALLAH nasip ederse çocuklarımızı bizim gibi yanyana, sevgiyle kardeş gibi (bizim gibi) büyütmeyi diliyorum...

Hayatın boyunca herşey gönlünce olsun canım benim... Gülen yüzün hiç düşmesin... ALLAH gözünden acı yaş akıtmasın... Sen benim için her zaman kardeştin, her zaman kardeşsin...İYİKİ DOĞDUN GÜZEL KARDEŞİM NİCE YAŞLARA... İyiki varsın benim hayatımda... Her ne kadar uzak olsakta birbirimizden benim sevgim o okyanusu aşıp seni bulmayı bilir...

                                                                                                                                                                                 
                                                                                                                                                                Seni Çok Seven Kardeşin TENTEN'in :)






23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bir varmış, bir yokmuş...

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları çokmuş. Az gelmiş herhalde ki bir tane daha peyda olmuş. Herkes pek bir sevinivermiş bu yeni delinin gelişine. Mübarek Kadir gecesi bereket getirecek bu deli kız hanemize diye havalara uçmuşlar. Getirmiş de aslında. Epeydir dengesini kaybeden herkes ve her şey düzene girmiş, havada uçuşan ne idüğü belirsiz toz zerrelerine varasıya askıdaki her şey yere inmiş. El el üstüne konmuş, deli kız ellerin üstüne oturmuş. Her şeyi merak etmiş, her yere burnunu sokmuş. Her gördüğünü, işittiğini ya hafızasına ya da cilt cilt biriken günlüklerine kaydetmiş. Unutmamış olanı biteni, kim olduğunu, nereden geldiğini, nereye gittiğini. Sabahın ayazında okul yolunda kol kola yürüdüklerini, saç saça baş başa dövüşüp iki dakika sonra sarılıp öptüklerini, tek bir bakış ile anlaştıklarını, ağlarken güldürenleri, akşamüstü bir bankta yılların yükünü paylaştıklarını ve bir ömür boyu can yoldaşlığı vadedenleri hiç unutmamış. Onlar hep yanı başında olmuşlar en deli halleriyle. Hayatı paylaşmak akıllılıkla mümkün değilmiş çünkü. Deliler, gelirken getirdikleri güzellikleri ancak delilerle paylaşarak dağıtabilirmiş dünyaya. O yüzden deli kız hep delileri sevmiş ve aklının her köşesine silinmemek üzere kaydetmiş. Şimdi nerededir, ne haldedir bilinmez ama dünyanın neresinde olursa olsun güzel yürekli delilerin yaydığı güzelliği hissettiğini ve güzel yürekli bir delinin elini tutarak uykuya daldığını adım gibi biliyorum...